Milli Mücadele'nin sesini dünyaya duyuracak bir ajansın temelleri, sanılanın aksine Ankara'da değil, Ankara yolculuğu sırasında atıldı. 1 Nisan 1920'de İstanbul'dan kaçarak Anadolu'ya geçmeye çalışan Yunus Nadi (Abalıoğlu) ve Halide Edip Adıvar, Geyve’ye bağlı Akhisar Nahiyesi tren istasyonunda mola verdikleri sırada tarihi bir sohbete imza attılar.
GEYVE YOLCULUĞU İSİM BABASI OLDU
Kitapta aktarılan detaylara göre, ajansın ismi bizzat bu yolculuk esnasında masaya yatırıldı. Halide Edip Adıvar'ın sunduğu seçenekler şunlardı:
-
Türk Ajansı
-
Ankara Ajansı
-
Anadolu Ajansı
Yunus Nadi’nin "Anadolu Ajansı" ismine sıcak bakmasıyla, bugün dünyanın dört bir yanında operasyon yürüten kurumun adı bu tarihi yolculukta belirlenmiş oldu.
ATATÜRK'ÜN TALİMATIYLA İŞLER HIZLANDI
Geyve’de filizlenen bu fikir, 4-5 Nisan 1920 akşamlarında Ankara’daki Ziraat Mektebi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın huzurunda somutlaştı. Mustafa Kemal’in, "Bir yazı makinesi (daktilo) temin ederek derhal işe başlayabiliriz" talimatı, ajansın fiilen hayata geçmesini sağlayan son dokunuş oldu.