Biz bu mücadeleyi ne için veriyoruz?

"Korkmuyoruz" desek yalan olacağı bir dönemde yaşam mücadelesi veriyoruz. Artık bu işin büyüğü küçüğü, okumuşu cahili kalmadı. Her gün bu kadar korkunç olay duyup okurken, nasıl "korkmuyoruz" diyebiliriz? Siz söyleyin... Her şey parmaklarımızın ucunda, gözlerimizin önünde olup bitiyor. "Daha kötüsü olamaz" dedikçe, daha karanlık günlere açıyoruz gözlerimizi.

Eskiden —benim yaşımın pek yetişemediği zamanlarda— her şeyin bir 'raconu' varmış. Şimdiyse bütün kirli eller, iğrençlik saçan gözler savunmasızların üzerinde. İntihar süsü verilmiş nice can ailelerinden koparıldı, bazılarını ise bizzat kendi aileleri hayattan kopardı. Kimi ailesine yetemediği için sanal kumar batağına düştü. Kesinlikle güzelleme yapmıyorum ama bu durumun önüne geçilememesini de asla anlamıyorum. Koskoca bir millet geçim kaygısıyla yanıp tutuşurken bu feryat nasıl duyulmuyor?

Güzeller güzeli ülkemde her yer kan ağlarken bu sessizlik neden? Gençler okuyor ama işsiz, aileler canıyla dişiyle sefalet içinde onları okutuyor. Peki, ne için? Gözünden sakındığın evladını, "altın bileziğini koluna taksın, kendini kurtarsın" diye üniversiteye yolluyorsun asansör düşüyor, içinden cansız bedeni çıkıyor. Bir başkası camdan düşüyor... Biz çocuklarımızı kime emanet edeceğiz?

Bakın, "çocuk" dediklerim Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre reşit olanlar... Bir de anaokullarında şiddet gören yavrularımıza şahit olduk. Hadi hepsini bir kenara koyalım, koyamayız da bi deneyelim. Bir annenin karnında binbir zorlukla büyüyen, henüz süt kokusu burnunda olan o bebek bir hemşire tarafından darp edilmedi mi?

Sokakta yürürken arkamızı kollamak zorundayken, sosyal medyada paylaştığımız fotoğrafları müstehcen içeriklere dönüştüren sapık zihniyetlerle aynı havayı solurken biz neye güveneceğiz? Canımızdan parça olacak evlatlarımızı neden bu kaosun içine doğuralım? Kimin ne olduğu belli değil. Şehrimiz günlerdir mide bulandıran, baş ağrıtan iddialarla çalkalanıyor. Havasına, suyuna, taşına, toprağına kan döktüğümüz bu güzel ülkede, ne kendimizin ne de çocuğumuzun can güvenliği ve yaşama hakkı kalmamışken, biz bu mücadeleyi ne için veriyoruz?