Sakarya'nın eşi benzeri az bulunan bir şehir olduğundan bahseden Uzm. Dr. Cihan Kolip;
Türkiye’de nüfusu bir milyonun üzerinde olan 12 ilden biri Sakarya’dır. Doğal güzellikleri, stratejik konumu ve potansiyeliyle eşi benzeri az bulunan bir şehirde yaşıyoruz. Peki, bu güçlü potansiyele rağmen, şehrimizi yönetenlerin aynı ölçüde vizyoner olup olmadığını hiç sorguladık mı? Gelin, bunu veriler ışığında birlikte değerlendirelim.
Sakarya’da vagon fabrikasının kuruluş tarihi 1951’e dayanmasına, defalarca raylı sistem algısı yapılmasına rağmen şehir içi ulaşımda hâlâ raylı sistemin bulunmaması düşündürücüdür. Bu durum, yıllardır süregelen bir planlama ve vizyon eksikliğinin açık bir göstergesidir.
KESİNTİSİZ BİSİKLET YOLU OLMAMASINA DEĞİNDİ
2025 Copenhagenize Index’te dünyanın bisiklet dostu şehirleri arasında ilk 100’de Türkiye’den hiçbir şehir yer almamaktadır. Bunun temel nedenleri; kesintisiz bisiklet yolu ağının olmaması, güvenli sürüş altyapısının yetersizliği ve şehir planlamasında bisikletin öncelikli bir ulaşım aracı olarak görülmemesidir.
Türkiye’de bisiklet dostu şehir denildiğinde akla ilk gelen şehir, kilometrelerce kesintisiz ve güvenli bisiklet yoluna sahip olan Konya’dır.
"SAKARYA BİSİKLET DOSTU ŞEHİR DEĞİL MİYDİ?"
Buna karşın Sakarya’da bisiklet yollarının büyük bir bölümü, yaya kaldırımlarının boyanmasıyla oluşturulmuştur. Bu durum gerçek bir altyapıdan ziyade ruj sürülüp makyajı yapılarak tamamen algı yönetmek için tasarlanmış gibi görülmektedir. Boyanmış yaya kaldırımlarını görünce üzüntüden yüzümün kızardığını hissediyor, bisiklet dostu şehir ünvanının nasıl alındığını düşünmek bile istemiyorum.
RAYLI SİSTEM KUZEY-GÜNEY ÖNCELİKLİ OLMALI
Sakarya’da trafik akışı ağırlıklı olarak güney–kuzey hattında yoğunlaşmaktadır. Sanayi bölgelerinden başlayıp şehir merkezine, oradan da Camili, Karaman ve Korucuk’a uzanan bu aks, ulaşım planlamasının temelini oluşturmalıdır. Nitekim Valilik, kamu kurumları, yeni adliye, şehir hastaneleri ve büyük sağlık yatırımlarının önemli bir kısmı şehrin kuzeyinde konumlanmıştır. Bu nedenle raylı sistemin de öncelikli olarak kuzey–güney hattında planlanması bir tercih değil, zorunluluktur.
Büyükşehir belediye başkan adaylığım döneminde önerdiğimiz raylı sistem projesi de tam olarak bu ihtiyaca cevap verecek şekilde tasarlanmıştır. Kuzey–güney aksını esas alan yaklaşık 40 km uzunluğundaki bu hattın maliyeti, kilometre başına 2,5 milyon dolar olmak üzere toplamda 100 milyon dolar olarak öngörülmüştür. Üstelik bu proje bilimsel temellere dayandırılmış, Kanada McGill Üniversitesi İnşaat Bölümü’nün teknik verileri referans alınarak hazırlanmıştır. Bugün gelinen noktada, mevcut yönetimin yalnızca 15 km’lik bir hat için öngördüğü maliyetle, bizim önerdiğimiz 40 km’lik hattın hayata geçirilebileceği açıkça görülmektedir.Adapazarı–Serdivan hattına odaklanan mevcut planın ise şehir içi trafiği rahatlatmak bir yana, metrobüs hattında yaşananlara benzer şeklide yoğunluğu artırarak daha karmaşık bir hale getireceği ortadadır.
SAKARYA'NIN TÜM DİNAMİKLERİNE AÇIK ÇAĞRI
Yanlış projelerde ısrar edilmemeli; kamu kaynakları, şehrin gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek doğru ve kalıcı çözümler için kullanılmalıdır. Plansız, günü kurtarmaya yönelik ve kalıcı çözüm üretmeyen; adeta gece düşünülüp gündüz uygulamak istediğiniz yolları yapmaktan vazgeçilmelisiniz!
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZMEK ÖNEMLİ
Şehir içi ulaşım sorununu kökten çözecek, geleceği planlayan ve gerçek ihtiyaçlara cevap veren, alternatif karayolu vizyon projemizin hayata geçirilmesini önemle ve ısrarla tavsiye ediyorum. Unutulmamalıdır ki önemli olan; seçimden seçime oluşturulan algılar değil, gelecek nesilleri düşünen akılcı planlama ve doğru yatırımlarla Sakarya’nın büyük potansiyelini gerçeğe dönüştürebilmektir.
Sakarya’nın ihtiyacı; doğru kişi, vizyon, bilimsel planlama ve kararlı adımlardır.