Araştırmaya göre, kentlerin yalnızca yüzde 14’ü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hava kirliliği yönergelerine uygun hava kalitesine sahip. Bu oran bir önceki yıl yüzde 17 idi. Küresel ölçekte hava kalitesindeki iyileşmenin ise orman yangınları ve iklim değişikliği nedeniyle durma noktasına geldiği vurgulandı.

Araçlarda neler yasak? DMM'den açıklama geldi
Araçlarda neler yasak? DMM'den açıklama geldi
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE'DE TABLO KÖTÜLEŞİYOR

Raporda Türkiye’ye ilişkin veriler dikkat çekti. Türkiye’nin 2024’te 15.3 olan PM2,5 ortalaması 19.2’ye yükseldi. Bu artışla birlikte Türkiye, en kirli hava sıralamasında 67. sıradan 39. sıraya çıktı.

Başkent Ankara, 11.4 PM2,5 değeriyle başkentler arasında 80. sırada yer aldı. Türkiye ayrıca Avrupa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu dördüncü ülke oldu. Listenin ilk üç sırasında Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya ve Sırbistan bulunuyor.

Avrupa’da hava kirliliğinin en yoğun görüldüğü yerler arasında Türkiye’den birçok şehir öne çıktı. Iğdır ilk sırada yer alırken, Buca, Gödekli, Konya ve Düzce de en kirli 10 yer arasında gösterildi.

TEMİZ HAVA NADİR

Rapora göre yalnızca 13 ülke ve bölge, DSÖ’nün yıllık 5 μg/m³ PM2,5 kılavuz değerini karşılayabildi. Buna karşılık incelenen 143 ülke, bölge ve toprağın yüzde 91’i bu sınırın üzerinde kaldı.

Hava kirliliğinin en yüksek olduğu ülkeler Pakistan, Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak sıralandı. Hindistan’ın Loni kenti, 112,5 μg/m³ ile dünyanın en kirli şehri olurken, Güney Afrika’daki Nieuwoudtville ise 1,0 μg/m³ ile en temiz şehir olarak kaydedildi.

ÖNLEM ŞART

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, Türkiye’deki artışın endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa’da en kirli dördüncü ülke olmasının ve en kirli 10 yerin beşine ev sahipliği yapmasının acil önlem gerektirdiğini vurguladı.

Alpay, hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında yer alan fosil yakıtlara dikkat çekerek, özellikle kömür kullanımının kademeli olarak sonlandırılması gerektiğini ifade etti. Mevcut çalışmaların, yalnızca Afşin-Elbistan bölgesindeki termik santrallerin hava kirliliğine bağlı olarak en az 17 bin erken ölüme yol açtığını ortaya koyduğunu belirtti.