Geçtiğimiz yılın Aralık ayında işletmeci Mesut Aydın tarafından sunulan mermer ocağı kapasite artış talebi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na takılmıştı. ÇED Genel Müdürlüğü, dosyada tespit edilen teknik eksiklikler nedeniyle başvuruyu iade ederek projeyi iptal etmişti. İşletme sahibi, eksiklikleri gidererek hazırladığı yeni dosyayı "genel formata uygun" şekilde tekrar sundu ve yasal süreci yeniden tetikledi.
ORMANLIK ALAN TEHDİT ALTINDA
Projenin detayları, bölgedeki doğal dokunun ne denli büyük bir değişimle karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor:
-
Alan Genişlemesi: Halihazırda 48 bin metrekarelik alanda sürdürülen faaliyetin, yaklaşık 32,33 hektara (323 bin metrekare) çıkarılması planlanıyor.
-
Kapasite Patlaması: Yıllık mermer üretim kapasitesinin 480 bin metreküpe çıkarılması hedeflenirken, bu üretimin yan ürünü olan pasayı değerlendirmek için dev bir kırma-eleme tesisi kurulması öngörülüyor.
-
Orman Statüsü: ÇED talep edilen arazinin tamamının orman mülkiyetinde olması, projenin en çok tartışılan noktasını oluşturuyor.
VATANDAŞ YASAL SÜRECE HAZIRLANIYOR
Maden ocaklarının ve sanayileşmenin kıskacında kalan Değirmencik Mahallesi sakinleri, kapasite artışına karşı tek ses oldu. Mahallelerinde yeni bir çevre kirliliği ve ağaç kesimi istemeyen vatandaşlar, projenin durdurulması için hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu.
"Doğamızı korumak için her türlü yasal yolu deneyeceğiz." diyen bölge sakinleri, mevcut tesislerin yarattığı baskının üzerine eklenecek yeni bir kırma-eleme tesisinin bölgedeki yaşam kalitesini bitireceğini savunuyor.