Meclis kürsüsünden yürütülen operasyonlardaki usulsüzlüklere dikkat çeken Taşkent, sabaha karşı gerçekleştirilen ev baskınlarında temel hukuki prosedürlerin çiğnendiğini belirtti. Gözaltına alınan kişilerin ve onlara eşlik etmek isteyen hukukçuların şiddete maruz kaldığını ifade eden Taşkent, süreci şu sözlerle eleştirdi:
"NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen gözaltı operasyonları, güvenlik tedbirlerinin çok ötesine geçmiş durumdadır. Şafak baskınlarıyla insanlar gözaltına alınmakta, neyle suçlandıklarını dahi öğrenmeden saatlerce tutulmakta, avukatlarıyla görüşmeleri çeşitli gerekçelerle engellenmektedir. Bu kişiler darp edilmiş, hatta bu şiddet avukatlara da yönelmiştir."
"SAVUNMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR"
Konuşmasında, gözaltı süreçlerindeki kısıtlamaların anayasal bir suç oluşturduğunun altını çizen CHP’li Taşkent, adil yargılanma hakkının zedelendiğini vurguladı. Avukata erişim engelinin basit bir usul hatası olarak görülemeyeceğini belirten Milletvekili, operasyonların arka planını şu sözlerle sorguladı:
-
Bir kişinin avukatına erişiminin engellenmesi yalnızca hukuki bir usulsüzlük değil, adil yargılanma hakkına yönelik doğrudan bir müdahaledir.
-
Anayasa'nın güvence altına aldığı savunma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı açıkça ihlal edilmektedir.
-
Bu operasyonların amacı gerçekten kamu güvenliğini sağlamak mıdır yoksa toplumsal muhalefeti sindirmenin bir aracı hâline mi getirilmektedir?
"MUHALİF SESLERİ SUSTURMA GİRİŞİMLERİNİN KARŞISINDAYIZ''
Taşkent, özellikle akademisyenlerin ve sivil vatandaşların evlerinden alınarak savunma haklarının kısıtlanmasını kabul etmediklerini ifade etti. CHP Sakarya Milletvekili, iktidarın muhalif sesleri susturmaya yönelik her türlü adımının karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.