Adapazarı Ziraat Odası Başkanı Ercan Ateş, AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci’nin Kaynarca’da kurulması planlanan endüstri bölgesine yönelik olumlu yaklaşımına ve bölgedeki arazilerin “tarım arazisi olmadığı” yönündeki sözlerine tepki gösterdi.

Ateş, yaptığı yazılı açıklamada söz konusu ifadelerin kendisi başta olmak üzere Sakarya’daki tarım camiası, ziraat odaları ve üreticilerde “derin bir kaygı ve üzüntü” yarattığını belirtti.

'BİLİMSEL TOPRAK ANALİZLERİYLE ÖRTÜŞMÜYOR'

Kaynarca’daki arazilerin tarımsal niteliğine dikkat çeken Ateş, “Sayın Vekilimizin ‘tarım arazisi değildir’ nitelemesi, bölgenin sahadaki gerçekleriyle ve bilimsel toprak analizleriyle kesinlikle örtüşmemektedir” ifadelerini kullandı.

Ateş, Kaynarca’nın mikroklima özellikleri, toprak derinliği, yeraltı ve yerüstü su varlığı ile bitkisel ve hayvansal üretimin en nitelikli yapıldığı özel havzalardan biri olduğunu savundu.

Bölgede mısır, buğday, fındık ve sebze üretiminin yapıldığını belirten Ateş, bu topraklardan binlerce ailenin geçimini sağladığını ifade etti.

'BİR DAHA ASLA TOHUM YEŞERTİLEMEZ'

Sanayi alanı oluşturulmasının tarım arazileri açısından geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını belirten Ateş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Ege Üniversitesi’nde gece yarısı köpekler toplandı, öğrencilere biber gazı sıkıldı
Ege Üniversitesi’nde gece yarısı köpekler toplandı, öğrencilere biber gazı sıkıldı
İçeriği Görüntüle

“Bir santimetrelik tarım toprağının yüzlerce yılda oluştuğu gerçeğini unutarak bu arazilere ‘kıraç ya da işe yaramaz’ gözüyle bakmak büyük bir vebaldir.”

Ateş, Sakarya Ovası ve çevresindeki havzaların birbirinden bağımsız parseller olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Sakarya Ovası bir bütündür ve bütüncül bir koruma kalkanı altında kalmalıdır” dedi.

'SANAYİYE DEĞİL, YER SEÇİMİNE KARŞIYIZ'

Sanayi ve istihdama karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Ateş, “Bizler sanayiye, üretime ya da istihdama karşı değiliz; sanayinin kurulacağı yer seçimine ve birinci sınıf tarım alanlarımızın betonlaşmasına karşıyız” ifadelerini kullandı.

Sanayi tesislerinin tarıma elverişsiz ve marjinal alanlarda kurulabileceğini savunan Ateş, “Verimli topraklarımızı sanayi parsellerine bölme anlayışına artık amasız ve fakatsız bir şekilde ‘Dur!’ denilmelidir” çağrısında bulundu.

'SAKARYA, İSTANBUL'UN GIDA İHTİYACINI KARŞILAYABİLİR'

Açıklamasında gıda ve lojistik maliyetlerine de dikkat çeken Ateş, İstanbul’un yaş sebze ve meyve ihtiyacının Antalya, Adana ve Mersin hattından taşındığını belirtti.

Bu durumun yüksek nakliye maliyetleri, akaryakıt tüketimi ve karbon ayak izine yol açtığını ifade eden Ateş, ürünlerin uzun süre yolda kalmasının da tazelik, besin değeri ve ürün kaybı açısından sorun oluşturduğunu söyledi.

Ateş, Sakarya’nın İstanbul’a yakınlığına dikkat çekerek, “Doğru planlama, modern sulama yatırımları ve çiftçimize verilecek güçlü girdi destekleriyle Sakarya, tek başına 16 milyonluk İstanbul’un taze gıda, sebze, meyve ve süt ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilecek potansiyele sahiptir” ifadelerini kullandı.

Ateş son olarak sanayinin tarım değeri olmayan alternatif bölgelere yönlendirilmesi çağrısı yaptı. Adapazarı Ziraat Odası’nın Kaynarca ve Sakarya’daki tarım alanlarının korunması için hukuki, demokratik ve mesleki mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Sakarya toprağının tek bir karışının dahi ranta ve plansız sanayileşmeye kurban edilmemesi” için mücadele edeceklerini açıkladı.