Taşkent mecliste konuştu
Taşkent mecliste konuştu
İçeriği Görüntüle

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Başkanı Akgün Altuğ, Haziran ayı SATSO Meclisi'nde yaptığı konuşmada küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ihracatçı şehirleri doğrudan etkilediğini belirterek, Sakarya'nın da bu süreçten etkilendiğini söyledi.

Akgün Altuğ'un konuşmasının tamamı şöyle;

ALTUĞ'DAN EKONOMİ ÇIKIŞI

Küresel ekonominin daralma ile enflasyonla mücadele arasında denge aradığı, ticaret rotalarında gerilimlerin arttığı hassas dönem devam ediyor. Bugün Amerika ve özellikle en büyük pazarımız olan Avrupa ekonomilerindeki kademeli yavaşlama, bizim gibi ihracatçı şehirlerin üretimine doğrudan yansıyor. Dolayısıyla Avrupa yavaşladığında, Sakarya'nın üretim çarkları da bu baskıyı derinden hissediyor. Üstelik tek sorun pazarın yavaşlaması da değil, siyasi gerilimler de ticaretin haritasını değiştiriyor. Bakın, Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz gibi dünyanın en kritik gemi geçiş noktalarında yaşanan bölgesel çatışmalar yüzünden lojistik hatların güvenlik problemi devam ediyor. Bugün birçok gemi rotasını uzatarak Afrika’yı en güneyinden dolaşmak zorunda kalıyor. Bu navlun fiyatlarının katlanması, konteynır bulmanın zorlaşması ve termin sürelerinin uzaması anlamına geliyor. En ufak bir hammadde tedarikinde bile gecikmeler yaşanıyor. Diğer taraftan sürekli tırmanan gerilimler, küresel ticarette yeni korumacılık duvarları örüyor. Batı pazarları artık "sadece ucuz olanla" değil, "güvenli ve coğrafi olarak yakın olanla" çalışmak istiyor. Uluslararası şirketler tek bir coğrafyaya, özellikle Uzak Doğu’ya bağımlı kalmanın risklerini gördüler ve artık alternatif üretim üsleri arıyorlar. Biz bu değişimi doğru okumak ve değişen ticaret koridorlarında Türkiye’yi ve Sakarya’yı en doğru pozisyona yerleştirmek zorundayız.

EKONOMİDE KONTROLLÜ YAVAŞLAMA

Küresel ölçekte yaşanan bu eksen değişimleri sürerken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verileri de ekonomimizin bir geçiş ve dengeleme döneminde olduğunu teyit ediyor. GSYH yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH'nin bir önceki çeyreğe göre sadece yüzde 0,1 artması, ekonomide kontrollü bir yavaşlamaya işaret ediyor. Küresel belirsizliklere rağmen ticari esnekliğimiz ve üretim motivasyonumuz ekonomimizi diri tutmaya gayret ediyor Ancak madalyonun diğer yüzündeki sinyalleri de rasyonel bir gözle okumalıyız. Burada en çok dikkat etmemiz gereken yer, maalesef bu yıla da daralmayla başlayan sanayi sektörümüzdür. Yüksek işletme sermayesi ve finansman maliyetleri üretimi baskılarken, sanayinin milli gelir içindeki payı yüzde 17,7’ye kadar geriledi. Bu oranı yeniden yüzde 25 seviyelerine çıkarmadan ihracatta kalıcı bir sıçrama yapamayız. Net ihracatın büyümeye üst üste 5 çeyrektir negatif katkı vermesi ve yatırım malı ithalatının gerilemesi, bize her zaman dile getirdiğimiz net bir gerçeği gösteriyor: Türkiye tüketerek büyüyemez… uzun vadede yatırımı, sanayiyi ve üretimi muhafaza etmek zorundayız.

BEKLEYEN PROJELER

Sanayideki bu durağanlığa karşılık, bilgi ve iletişim faaliyetleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 artış ile yılın ilk çeyreğinde en yüksek büyümeyi kaydetti. Teknolojik dönüşümün yanı sıra tarımda da umut verici gelişmeler var. 2025 yılı boyunca bir önceki yıla göre daralma gösteren tarım sektörü, 2026’nın ilk çeyreğinde reel bir toparlanma ivmesi yakalayarak yeniden büyüme bölgesine geçti. Sakarya olarak bu toparlanmada rolümüz çok büyük. Şehrimiz, TR42 bölgesindeki tarım alanlarının yüzde 37’sine tek başına sahiptir ve bu oran bölge toplamının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Verimli topraklarımız sayesinde tarımsal üretimde türkiye ortalamasının üzerinde bir potansiyele sahip olmak, bizim en büyük gücümüz. Tarımdaki bu üretim gücünü yeni projelerle besleyip tarımsal üretimimizi artırmak durumundayız. Güney bölgesinde düşündüğümüz “jeotermal enerji kaynaklı organize tarım bölgesi ve organize besi bölgesi projelerimiz bekliyor. Siyasetin ve kamunun onay vermesi ile bu projelerimizi hayata geçirebiliriz.

KADIN DESTEĞİ

Bununla birlikte üretim yapısındaki bu makro değişimler, doğal olarak istihdam piyasasını da etkiliyor. Türkiye genelinde işsizlik yüzde 8,2 olarak açıklanırken, Sakarya olarak bu süreçte pozitif ayrışıyoruz. Şehrimizde son 4 yıldır işsizlik rakamları Türkiye ortalamasının altında seyretmektedir. Bu da Sakarya iş dünyasının elini taşın altına koymaktan çekinmediğinin en net göstergesidir. İstihdam tarafındaki en çarpıcı gelişme TR42 bölgemizde kadın iş gücünün üretime katılımıdır. Türkiye genelinde sanayi sektöründe istihdam edilen kadın sayısı son 4 yılda yüzde 12,6 artarken, bizim bölgemizde bu oran yüzde 33 olarak gerçekleşti. Hizmet sektöründe de ülkedeki yüzde 32,2'lik artışa karşılık, bölgemiz yüzde 43,9'luk bir artış görüyoruz. TR42 bölgesi, iş gücü arzında kadının katılımıyla üretim kapasitesini çok güçlü bir şekilde beslemektedir.

YASAL DÜZENLEMELER

Makroekonomik dengeleri, sahadaki üretim şartlarını ve finansman sıkıntılarını konuşurken, reel sektörümüzün elini biraz olsun rahatlatacak iki yeni yasal düzenlemeye de değinmek istiyorum. Bunlardan ilki, kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirme hükümlerindeki yeni düzenlemedir. 5 haziran itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan tüm vergi ve kamu borçları, yıllık yüzde 29 oranında bir faizle taksitlendirilebilecek. En önemlisi de daha önce 1 milyon lira olan teminat gösterme sınırı, 10 milyon liraya çıkarıldı. İkinci önemli gelişme ise yeni varlık barışı düzenlemesidir. Gerek yurt dışındaki kaynaklarını ülkemize getirmek isteyenler gerekse yurt içinde olup kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarını sisteme dahil etmek isteyenler için yeni bir uygulama devreye girdi. Yurt dışı varlıklarını 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirip Türkiye’ye transfer edenler yüzde 5 vergiyle bu yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılacaklar.

ENFLASYON ETKİSİ

Mali alanlardaki bu fırsatları konuşurken, üretimin ve ticaretin önündeki en büyük bariyer olan enflasyon ve ihracat rakamlarımıza baktığımızda ise; Açıklanan mayıs ayı verilerine göre, tüfe aylık bazda yüzde 1,71 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,61’e yükseldi. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ise aylık yüzde 2,75 artarken, yıllık bazda yüzde 28,93 olarak kayıtlara geçti. Aylık bazda enflasyonda bir düşüş trendi görülse de rakamlar halen çok yüksek seyrediyor. İş dünyası için asıl alarm verici nokta, üretici maliyetlerindeki (ÜFE) yukarı yönlü artış trendinin sürmesi. Maliyet artışları sürerken, maliyetlerin altında tutulan ve baskılanan kur artışı nedeniyle iş dünyamızın küresel pazarlardaki rekabet kaybı ne yazık ki devam ediyor. Nitekim mayıs ayı ülke ihracatımızın 22 milyar 504 milyon dolara gerilediğini de hep birlikte gördük.

SAKARYA'NIN DIŞ TİCARET TABLOSU

Sakaryanın ihracat rakamları da bu yönde ivmeleniyor. Tim tarafından açıklanan verilere göre ilimiz mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17,5, bir önceki nisan ayına göre ise yüzde 8,2’lik düşüşle 421 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İlimizde 2026 yılının mayıs ayında kişi başı ihracat 375 dolar olarak gerçekleşmiştir ve Sakarya kişi başı ihracatta tüm iller arasında 5. Sırada konumlanıyor. Ayrıca TÜİK’in açıkladığı 2026 nisan ayı ithalat rakamlarına baktığımızda ilimizin nisan ayında ihracatının ithalatını karşılama oranı %140 olarak gerçekleşti Mevcut ekonomik durumda ne mucizevi çözümler var ne de içinden çıkılmaz bir kriz. Merkez bankası rezervlerindeki toparlanma ve finansal alandaki kazanımları elbette yok sayamayız. Ancak gelinen aşamada, üretim ve ihracatı yeniden önceleyecek bir revizyona ihtiyacımız var. Süreç sadece faiz kararlarıyla yönetilemez. Çarkların durmaması ve sanayideki daralmanın aşılması adına, üreticinin hammadde ve işletme sermayesine ulaşabilmesi için seçici kredi mekanizmaları çok daha aktif bir şekilde işletilmelidir. Bu doğrultuda, reeskont kredi faizlerinde net bir düşüş ve limitlerde reel bir artış beklentisi içindeyiz.

TOBB NEFES KREDİSİ

Tam da finansmana erişimde en çok zorlanan kobi’lerimiz için yeni devreye alınan TOBB Nefes Kredisi’nin, sahada çok önemli bir can suyu olduğuna inanıyoruz. Nefes kredisi, toplam 100 milyar tl hacim ile tekrar açıldı. Limitler çok kısa bitti. Üyelerimizin yeni limit beklentisinde olduğunu TOBB başkanımıza ilettik. Diğer taraftan, derin otomasyon veya verimlilik artışı sağlayacak teknoloji yatırımlarına, uzun vadeli teknoloji kredileri mutlaka tanımlanmalıdır. Yatırım taahhütlü krediler ve büyük teşvik paketleri sadece büyük ölçekli firmalara değil, üretimin asıl omurgası olan orta ölçekli işletmelerimize de süratle yayılmalıdır.

ULAŞIM VE OTOPARK İHTİYACI

CADDER başkanımız, meclis üyelerimiz ve ticaret ar-ge komisyonumuzla birlikte çark caddemizde ziyaretlerde bulunduk. Sahada gerçekleştirdiğimiz temaslar sırasında üyelerimizden şehir merkezindeki ulaşım ve otopark ihtiyacına ilişkin bazı talepler ve sorunlar tarafımıza iletildi. Sahadan bizlere ulaşan bu taleplerin önemli bir bölümünün ilgili kurumlarımıza da iletilmiş olduğunu ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığını da biliyorum. Gerek büyükşehir belediyemizin gerekse ilgili ilçe belediyelerimizin şehrimizin ulaşımını, yaşam kalitesini ve ticari hareketliliğini artırmak adına yoğun bir gayret içerisinde çalıştıklarını da biliyoruz. Bizler de üyelerimizden gelen görüşleri, çözüm süreçlerine katkı sunması amacıyla başkanlarımızla paylaşıyoruz. Umarım çözüm sürecine katkıda bulunuruz. İnanıyorum ki uygun görülen düzenlemeleri hayata geçirecektir.

AKSA

Şehrimizin yeni doğalgaz tedarikçisi olan aksa doğalgaz yetkilileri ile odamızda bir toplantı tertip ettik.Yılın başında başlayan geçiş süreci, diğer sektörlerle yaşanan problemler ve aksaklıkların ilk ağızdan istişare edilmesini amaçladık. Toplantımıza 7-18 ve 34’üncü meslek gruplarımızdan üyelerimiz katılarak sorunlarını ilettiler, çözüm önerilerini dile getirdiler. Benzer bir toplantıyı sedaş ile de yakın bir tarihte gerçekleştireceğiz.

PSB ANATOLİA

Bu yıl 9’uncusunu gerçekleştireceğimiz psb anatolia süs bitkisi ve bahçe ekipmanları fuarımızın koordinasyon toplantısını Büyükşehir belediye başkanımız sayın Yusuf Alemdar’ın ev sahipliğinde akom’da gerçekleştirdik. Eylül’de düzenlenecek fuar için ihtiyaçları ve çalışma planını belirledik. SATSO olarak, bu vizyoner projenin ilk tohumlarının atıldığı günden bugüne kadar her aşamasına çok büyük bir emek verdik katkı sunduk. Biz bu projelerin başarısını ve üyelerimize olan katkısını ölçerken, kat edilen mesafenin büyüklüğüne bakıyoruz. Dün bölgesel bir festival olarak başlayan bu yolculuğun, bugün uluslararası nitelikte devasa bir fuara dönüşmüş olması, ortaya konan vizyonun ve emeğin en somut cevabı ve ölçeklendirmede ispatıdır. Bunu biz şehir olarak tüm kurumlarımızla birlikte yaptık. Şu anda mevzu psb anatolia olduğu için bunu açıklıyorum. Başka bir projede yine bu ölçeklendirmeyi yaparız.

"Greenshıft" Projesi

Ticaretin yönünü artık yeşil standartların belirlediği bu dönemde, kobi'lerimizi bu sürece kanalize etmek amacıyla hayata geçirdiğimiz, Gaziantep Sanayi Odası ve Belçika Antwerp-Waasland ticaret ve sanayi odası ortaklığıyla yürüttüğümüz Avrupa Birliği destekli "Greenshıft" projemizin gelişimi ile ilgili de sizlerle bilgi paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi projemiz 15 ocak itibarıyla başladı. Bütçesi 145 bin avro. Avrupa birliğinden 122 bin avro hibe aldık bu konuda. Projenin amacı; Sakarya sanayisini yeşil mutabakat, karbon ayak izi ölçümü ve sürdürülebilir üretim sürecine hazırlamak. Proje kapsamında odamız bünyesindeki 2 nolu toplantı salonunu bilgisayarlı bir yeşil dönüşüm laboratuvarı ve kapasite geliştirme merkezi’ne dönüştürüyoruz. Ayrıca kuracağımız e-öğrenme platformu sayesinde enerji verimliliği ve ab mevzuatlarına uyum gibi dijital eğitimleri üyelerimizin erişimine açarak, salon sınırlarını aşan sürekli bir eğitim ağı oluşturacağız. Önümüzdeki süreçte yüz yüze eğitimler, birebir mentorluk, karbon ayak izi ölçümleri ve uluslararası firma eşleştirmelerini başlatıyoruz. Sanayimizin bu alandaki uzman personel ihtiyacını karşılamak için üniversiteli gençlerimize yönelik de kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.