Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ayça Taşkent, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda çarpıcı açıklamalarda bulundu. CHP’nin konuya ilişkin araştırma önergesi üzerine kürsüye çıkan Taşkent, iktidarın politikalarını ve kadına yönelik şiddetteki vahim tabloyu eleştirdi.
''KORUMA KARARI ALTINDA ÖLDÜRÜLEN KADINLAR SİSTEMİN İFLASIDIR''
Taşkent, hükümetin 2023 yılını "Aile Yılı" ilan etmesine rağmen, yalnızca on ayda 400'den fazla kadının öldürüldüğünü dile getirerek, "Bir kentin yarısını yasa boğmaya yetecek kadar büyük bir kayıp bu" sözleriyle durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Kadınların sadece şiddet uygulayan failler tarafından değil, aynı zamanda devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hayatını kaybettiğini vurgulayan Milletvekili Taşkent, şöyle devam etti:
"Koruma kararı varken öldürülen onlarca kadın var. Bu, sistemin iflasıdır! Siz koruma kararı altındaki kadınları bile koruyamıyorsunuz."
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulamasındaki gerilemeye dikkat çeken Taşkent, adli süreçlerde kadınların yalnız bırakıldığı eleştirisini yöneltti.
SIĞINMA EVİ HEDEFLERİ ŞİDDET ARTARKEN DÜŞÜYOR
Taşkent'in tepki gösterdiği bir diğer konu ise, şiddet verileri artış gösterirken sığınma evi hedeflerinin düşürülmesi oldu. 2024 yılı için 174 olarak açıklanan sığınma evi hedefinin, 2026'da 152'ye çekildiğini belirten Taşkent, "Şiddet artarken sığınma evi hedefini düşüren bir bakanlık var karşımızda. Yer yok, kaynak yok, koruma yok, hesap soran yok" ifadeleriyle Bakanlığı sert bir dille eleştirdi.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇIKIŞ
Kadına yönelik şiddetin bir "aile içi mesele" değil, doğrudan siyasal bir sorun olduğunu vurgulayan Ayça Taşkent, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesini de bir kez daha kınadı. Bu kararın milyonlarca kadının yaşam hakkına yönelik atılmış büyük bir geri adım olduğunu kaydetti.
Konuşmasının sonunda TBMM’ye sundukları araştırma önergesine destek çağrısı yapan Taşkent, "Kadına yönelik şiddeti önlemek bir tercih değil, devletin anayasal yükümlülüğüdür... Bugün burada alınacak karar, yalnızca politik bir tutum değil; bu ülkenin kadınlarına verilecek bir sözdür" diyerek konuşmasını tamamladı.





