Candan Erçetin ile olan köklü ilişkisini "yoldaşlık" olarak tanımlayan Karahan, aşkın zamanla dönüştüğünü vurguladı. Karahan, "Gençliğimizde birbirimize aşıktık ama artık o duyguyu gençlere bıraktık. Bizimkisi sevgiden dostluğa evrildi. Bu 30 yılın temelinde benim tarafımdan büyük bir hayranlık, Candan tarafında ise bana gösterilen büyük bir tahammül var," dedi.
AYRI EVLERDE YAŞIYORUZ
İlişki biçimlerine dair alışılagelmiş kalıpların dışına çıktıklarını belirten Karahan, ayrı evlerde yaşadıklarını açıkladı. Yalnızlığa olan düşkünlüğünü dile getiren oyuncu, "Yalnız yaşamayı tercih ediyorum. Haftanın 4-5 günü Candan’ı hayat arkadaşım olduğu için görüyorum ama onun dışında kendi vaktimi tek başıma geçiririm. Başka türlü bir yaşam tarzı benim için mümkün değil," ifadelerini kullandı.
LÜLEBURGAZ'DA KOMŞU OLDULAR
Candan Erçetin’in doğa tutkusuna ve memleketi Kırklareli’ne olan bağlılığına değinen Karahan, sanatçının Lüleburgaz’da kurduğu çiftlik hayatını anlattı. Erçetin’in dört odalı bir ev inşa ederek tavukları ve barınaktan sahiplendiği köpekleriyle vakit geçirdiğini belirten Karahan, partnerine duyduğu saygıyı şu sözlerle özetledi: "Candan’ı kimse rahatsız etmesin, huzurla kafasını dinleyebilsin diye ben de hemen yanındaki araziyi satın aldım."
''BABAM BENİ TANIMIYORDU''
Programda aile ilişkilerine de değinen Hakan Karahan, babasıyla olan kopuk bağını sarsıcı bir örnekle paylaştı. Babasının kendisini hiç tanımadığını savunan oyuncu, "Babam beni kahverengi gözlü sanıyormuş. Bir gün bana 'Gözlerin lens mi? Çok ayıp' dedi. Oysa ben ela gözlüyüm," diyerek yaşadığı kırgınlığı dile getirdi. Ebeveynlerinin vefatını "özgürleşme" olarak tanımlayan Karahan, "Babamı sevmiyordum. Onun babası olsaydım onu evlatlıktan reddederdim," sözleriyle dikkat çekti.