Hendek’te 7 canımızı toprağa verdiğimiz havai fişek faciasında hukuk süreci, mağdur ailelerin yarasına tuz basmaya devam ediyor. Davanın tek tutuklu sanığıyken "milyonluk teminatla" tahliye edilen fabrika sahibi Yaşar Coşkun, şimdi de "eğitim hakkım engelleniyor" diyerek ev hapsinin kaldırılmasını talep etti.
''ÖĞRENCİYİM''
3 Temmuz 2020’de gökyüzünü siyah dumanların kapladığı o kara günden bu yana Sakarya kamuoyunun gözü kulağı mahkemedeydi. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçtiğimiz aylarda verdiği 15 milyon TL’lik rekor teminat ve konutu terk etmeme kararıyla tahliye edilen Coşkun’un ardından davada demir parmaklıklar ardında kimse kalmamıştı. Ancak gelen son bilgi, "bu kadarına da pes" dedirtti.
Halk TV'den Cengiz Karagöz'ün özel haberine göre, Yaşar Coşkun’un avukatları aracılığıyla Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ev hapsinin bir "mağduriyet" yarattığı öne sürüldü. Dilekçedeki en dikkat çeken detay ise Coşkun’un eğitim hayatı oldu.
Düzce Üniversitesi Sahne Sanatları Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümünde öğrenci olduğunu belirten Coşkun, derslerin yüz yüze işlendiğini ve ev hapsi nedeniyle okuluna gidemediğini savundu. Savunmada, bu durumun Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan "eğitim hakkını" ihlal ettiği iddia edildi.
''EKONOMİK KAYGIM VAR''
Sadece eğitim değil, ekonomik gerekçeler de dilekçede yer buldu. Adli kontrol tedbirinin çalışma hayatını fiilen engellediği ve "ölçüsüz" bir sınırlama olduğu savunularak, ev hapsi kararının tamamen kaldırılması istendi.
Hendek patlamasında hayatını kaybeden işçilerin aileleri, karara tepkili. Fabrika sahibinin "öğrencilik" ve "çalışma hürriyeti" üzerinden özgürlük talep etmesi, evlatlarını ve eşlerini kaybeden aileler tarafından "adalet duygusunun zedelenmesi" olarak yorumlanıyor.





