İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda söz alan Yunus Dinç, 14 yaşındaki kızı Işıl Öykü Dinç'in ölümüne ilişkin davada baronun nerede olduğunu sordu. Kızının ölümünün ardından adalet arayışını sürdüren Dinç, baro yönetimine tepki gösterdi.
'BURASI VATANDAŞIN YERİ DEĞİL'
Dinç, kızının ölümüne ilişkin davada, siyasi bağlantıları olduğunu belirttiği bir avukatın sürece dahil olmasının ardından üç gün içinde üç savcının değiştiğini öne sürdü. Soruşturma sürecine ilişkin iddialarını dile getiren baba, İstanbul Barosu'nun davadaki tutumunu sorguladı.
İbrahim Kaboğlu'na seslenerek "Ben bir vatandaş olarak geldim" diyen Dinç'e Kaboğlu'nun cevabı "Burası vatandaşın yeri değil" dedi.
'İSTANBUL BAROSU KIZIMIN DAVASINDA NEREDE'
Genel kurulda söz alan Yunus Dinç, kızının ölümünün ardından yürütülen soruşturma sürecine ilişkin yaşananları anlattı. Dinç, kızının ölümüne ilişkin davada hükümet partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve TÜRGEV Yönetim Kurulu üyesi bir avukatın devreye girmesinin ardından üç gün içinde üç savcının değiştiğini söyledi.
Süreçte bazı kişilere memur olmadıkları halde memur gibi işlem yapıldığını da savunan Dinç, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu'na seslendi. Kaboğlu sorulara yanıt vermek yerine, Dinç'e “Lütfen yeter susun” diyerek müdahale etti.
Dinç, konuşmasının devamında, “İstanbul Barosu benim kızımın davasında nerede?” diye sordu. Eşinin sosyal medyada Kaboğlu tarafından engellendiğini de belirten baba, baro yönetimine tepki gösterdi.
IŞIL ÖYKÜ DİNÇ 14 YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ
Işıl Öykü Dinç, 18 Mayıs 2025'te İstanbul'un Pendik ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışırken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili sürücü Ömer Faruk Ballı hakkında taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla dava açıldı. Sanık, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından tutuksuz yargılanmaya devam ediyor.
BARONUN TUTUMU TEPKİLERE NEDEN OLDU
Bir babanın kızının ölümüne ilişkin sorularını yönelttiği genel kurulda yaşananlar ve Kaboğlu'nun tavrı baronun yurttaşlarla kurduğu ilişki ve adalet arayışındaki ailelere yaklaşımı konusunda da tartışma yarattı.




