Bölgede daha önce yaşanan tartışmalı girişimleri hatırlatan Taşkent, Kaynarca’da halkın güçlü tepkisiyle durdurulan Kimya OSB projelerini ve Ferizli’de Toprak Koruma Kurulu engelini aşamayarak takılan Lojistik OSB planlarını gündeme getirdi. Bu projelerin yerel itirazlara rağmen “Endüstri Bölgesi” kılıfıyla yeniden devreye sokulmak istendiğini belirten Taşkent, konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.
İLGİLİ KURUMLARA KRİTİK SORULAR YÖNELTTİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere yetkili mercilere şeffaflık çağrısı yapan Milletvekili Taşkent, kamuoyu adına şu başlıkların yanıtlanmasını istedi:
-
Daha önce rafa kaldırılan veya reddedilen projeler bu statüyle arka kapıdan mı sokuluyor?
-
İlan edilen 586 hektar büyüklüğündeki arazinin ne kadarlık kısmı birinci sınıf tarım toprağıdır?
-
Yatırım yapacak şirketler hangi sektörlerde faaliyet gösterecek; bölgede kimya sanayisine yönelik bir hazırlık var mı?
-
Su kaynakları, hava kalitesi ve tarımsal üretim üzerindeki olası çevresel etkiler etraflıca incelendi mi?
-
Acarlar Longozu başta olmak üzere bölgenin eşsiz ekosistemi ve doğal varlıkları hesaba katıldı mı?
-
Karar alınırken Sakarya halkının, üreticilerin ve ziraat odalarının iradesi neden yok sayıldı?
SAHTE BİR TERCİH DAYATMASIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Sanayileşmeye ve üretime karşı olmadıklarının altını çizen Taşkent, halka sunulan “ya tarım ya sanayi” ikileminin yapay bir dayatma olduğunu ifade etti. Verimli toprakların betona kurban edilmesinin gıda güvenliğini doğrudan tehdit edeceğini söyleyen Taşkent, fabrikalar için alternatif yerler bulunabileceğini ancak kaybedilen tarım topraklarının asla geri getirilemeyeceğini belirtti. Sakarya'nın halihazırda Kocaeli-İstanbul sanayi aksının yarattığı ağır bir baskı altında olduğunu hatırlattı.
MALİYETİ KİM ÖDEYECEK?
Kararın Ankara merkezli tek bir imzayla alınarak tüm faturasının Sakarya halkına kesildiğini dile getiren Taşkent, sözlerini şuçarpıcı sorularla sürdürdü: "Bu yatırımın bedelini kim ödeyecek, kazancı kim cebine koyacak? Toprağından koparılan çiftçinin, zehirlenen suyun, katlanarak artacak trafik yükünün ve yok olan üretimin hesabını kim verecek?"
Sakarya’nın geleceğinin birkaç şirketin çıkar hesaplarına kurban edilemeyeceğini belirten Taşkent, kentin bereketli topraklarının sermayenin sınırsız büyüme iştahına teslim edilmeyeceğini vurguladı.




