İptal edilen Mermer Ocağı Projesi yeniden gündemde
İptal edilen Mermer Ocağı Projesi yeniden gündemde
İçeriği Görüntüle

Azerbaycan’ın dönem başkanlığında, 80’den fazla ülkeden 1200’ü aşkın delegenin katılımıyla Almanya'da gerçekleştirilen 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu, tarihi bir oylamaya sahne oldu. Ulaştırma bakanlarının dünyadaki en büyük buluşması niteliğindeki forumun 2027 yılı liderliği için Türkiye ismi üzerinde tam mutabakat sağlandı.

STRATEJİK BİR MERKEZİZ

Zirvede Türkiye'yi temsil eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, seçimin ardından yaptığı konuşmada Türkiye'nin vizyonunu net mesajlarla ortaya koydu. Uraloğlu, Türkiye’nin 1953 yılından bu yana kurucu üye olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

"Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişme noktasında sadece bir geçiş güzergahı değil, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir kalptir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yazıldığı bu dönemde, kıtalar arası kesintisiz ve dayanıklı bağlantılar kurma sorumluluğumuzun farkındayız."

KRİTİK PROJELER MASADA

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dönem başkanlığı süresince odaklanacağı ana eksenleri dayanıklılık ve sürdürülebilirlik olarak belirledi. Özellikle Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaretin geleceği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Uraloğlu, Türkiye’nin otoyol, yüksek hızlı tren ve dev lojistik merkez yatırımlarıyla bu sürece hazır olduğunu belirtti.

2027 VİZYONU

Türkiye’nin Mayıs 2027 – Mayıs 2028 dönemini kapsayacak olan başkanlığı, dünya ulaştırma rotalarının yeniden tasarlandığı bir eşiğe denk geliyor.

  • Düşünce Kuruluşu Rolü: Merkezi Paris’te bulunan ITF, ulaştırma politikalarında dünyanın en önemli "think-tank" kuruluşu kabul ediliyor.

  • Küresel Liderlik: Türkiye, 2009 yılındaki başarılı başkanlığının ardından ikinci kez bu koltuğa oturarak ulaştırmanın geleceğine yön verecek.

  • Davet: Uraloğlu ayrıca, foruma yeni katılan Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederken, tüm mevkidaşlarını kasım ayında Türkiye'de yapılacak olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti.

Bu kritik görevle birlikte Türkiye, jeopolitik risklerin ve dijital dönüşümün ulaştırmayı yeniden tanımladığı bir dönemde, küresel stratejilerin belirlenmesinde en üst düzeyde söz sahibi olacak.