Zafer Partisi 2024 Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cihan Kolip, kaleme aldığı değerlendirmede Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloyu ameliyat sırasında narkoz altında olan bir hastanın durumuna benzetti.
Ameliyat sırasında bazı hastaların konuşulanları duyabildiğini, hatta zaman zaman acı hissedebildiğini ancak tepki veremediğini belirten Kolip, bu durumun bazı kişilerde uzun süreli psikolojik travmalara yol açabildiğine dikkat çekti.
Bu benzetmeden hareketle Türkiye’nin de uzun süredir “ağır bir narkozun etkisindeymiş gibi” yaşadığını savunan Kolip, krizlerin bir anda ortaya çıkmadığını, toplumun yaşananlara zaman içerisinde alıştırıldığını ileri sürdü.
“Asıl tehlike bunlara alışmaktır”
Türkiye’de devlet yönetimi, ekonomi, milli birlik ve demografi başlıklarında krizler yaşandığını ifade eden Kolip; hayat pahalılığı, gıda enflasyonu, yoksulluk ve işsizliğin yanı sıra hukuk devleti anlayışının ve toplumsal güven duygusunun zedelendiğini savundu.
Mülteci ve düzensiz göç konusuna da değinen Kolip, milyonlarca sığınmacı ve düzensiz göçün Türkiye’nin demografik yapısı üzerindeki etkilerine ilişkin toplumda endişelerin arttığını belirtti.
Kolip, toplumun yaşanan sorunlar karşısında giderek tepkisizleştiğini öne sürerek, “Asıl tehlike de burada başlıyor. Çünkü bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri yalnızca yoksullaşmak veya özgürlüklerini kaybetmek değildir. Bunlara alışmaktır” ifadelerini kullandı.
“Partileri takım tutar gibi tutmayın”
Kolip, yaklaşan seçim süreçlerine ilişkin değerlendirmesinde seçmenlere siyasi tercihlerinde sorgulayıcı olmaları çağrısında bulundu.
“Asla takım tutar gibi parti tutmayın” diyen Kolip, bir siyasi partinin yalnızca söylemlerinin değil, kadrolarının, liyakat anlayışının, geçmişte yaptıklarının ve Türkiye’yi krizlerden çıkarabilecek somut projelerinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kolip, seçmenlerin siyasi partileri araştırması, sorgulaması ve kararlarını akıl ve vicdan süzgecinden geçirerek vermesi gerektiğini belirtti.
10 Ağustos oylamasını gündeme taşıdı
Kolip, değerlendirmesinin devamında 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM’de gerçekleştirilen çerçeve yasa oylamasına dikkat çekti.
Sevr Antlaşması’nın yıl dönümü olan 10 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen oylamada 467 milletvekilinin “Evet” oyu kullandığını belirten Kolip, 2023 milletvekili seçimleri öncesinde bazı muhalefet partilerinin seçmenlerden oy isterken kullandığı söylemler ile bugün ortaya koydukları tutumun karşılaştırılması gerektiğini savundu.
Kolip, bu noktada seçmenlere şu soruyu yöneltti:
“2023 seçimlerinde bazı muhalefet partilerine; ‘Bebek katilini affedecekler, teröristleri dışarı çıkaracaklar, belediye sayaçlarını bu teröristler okuyacaklar’ gibi söylemlerle seçmenden oy istendi. Peki bugün aynı siyasi aktörlerin söz konusu düzenlemeye ‘Evet’ oyu vermesi, dün seçmene söyledikleriyle bugün yaptıkları arasında bir çelişki oluşturmuyor mu?”
Kolip, “Milletin kandırılıp kandırılmadığını sormak, bu milletin en doğal hakkı değil midir?” ifadelerini kullandı.
Sakarya milletvekillerine de seslendi
Cihan Kolip, TBMM’deki oylama üzerinden Sakarya milletvekillerinin tutumlarının da seçmenler tarafından sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kolip’in aktardığına göre Sakarya milletvekillerinden biri “Hayır”, beşi “Evet” oyu kullanırken, iki milletvekili oylamaya katılmadı.
Sakarya seçmenine seslenen Kolip, milletvekillerinin geçmişte söyledikleri ile bugün yaptıkları arasındaki farkın sandıkta değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bir sonraki seçimde sizden yeniden oy istemeye geldiklerinde, geçmişte söyledikleriyle bugün yaptıkları arasındaki farkı sormayacak mısınız?” diye soran Kolip, TBMM’de alınan her kararın milletin geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti.
“Seçtiğimiz vekillerden hesap sormak demokrasiye sahip çıkmaktır”
Kolip, seçmenlerin milletvekillerinin kararlarını takip etmesi ve hesap sormasının demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alınan her kararın milletimizin geleceğini ilgilendirdiğini hatırlatmak ve seçtiğimiz vekillerden hesap sormak, demokrasiye sahip çıkmak değil midir?” ifadelerini kullandı.
Oylamaya katılmayan milletvekillerine de ayrıca seslenen Kolip, Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in sağlık sorunlarına rağmen ambulansla Meclis’e gelerek “Hayır” oyu verdiğini belirterek, diğer milletvekillerinin tutumunu sorguladı.
Kolip, Çirkin’e ilişkin ise “Kendisine Yüce Mevla’dan sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum” dedi.
“Başka Türkiye yok”
Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutsuzluğa ve yılgınlığa teslim olunmaması gerektiğini belirten Kolip, seçmenlere sandıkta geçmişi unutmama çağrısında bulundu.
Kolip, açıklamasında şu mesajı verdi:
“Başka Türkiye yok. Gidecek başka bir vatanımız da yok. Bu ülke bizim. Bu devlet bizim. Bu nedenle umutsuzluğa, yılgınlığa ve çaresizliğe teslim olmayalım.
Sandık geldiğinde korkmadan, öfkeden uzak ama hafızamızı kaybetmeden; kim ne söyledi, ne yaptı, hangi sözünün arkasında durdu, hangi kararın altına imza attı diye soralım.
Çünkü demokrasi yalnızca oy vermek değil, verdiğimiz oyun hesabını sormaktır.”
Kolip, değerlendirmesini “Artık uyanmak zorundayız. Çünkü narkozun etkisinden çıkmanın zamanı gelmiştir” sözleriyle tamamladı.
“Uyuyan milletler, ya ölür ya da köle olarak uyanır” ifadelerini kullanan Kolip, Türkiye’nin geleceğine akıl, vicdan ve vatan sevgisiyle sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.




