-ÖZEL HABER-

Türkiye'de 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanmasını engelleyecek yeni düzenleme 1 Kasım'da yürürlüğe giriyor. Çocukların dijital dünyadaki tehlikelerden korunması amacıyla hazırlanan düzenleme tartışılırken milyonlarca çocuğun günlük yaşamında karşı karşıya kaldığı sorunlar da yeniden gündeme geldi.

Okullarda yaşanan şiddet olaylarından çocuk istismarına, çocuk yaşta evliliklerden beslenme sorunlarına kadar pek çok başlık, çocukların korunmasına yönelik politikaların yalnızca dijital dünyayla sınırlı kalamayacağını ortaya koyuyor.

OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU

Nisan 2026'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan silahlı saldırılar, eğitim kurumlarındaki güvenlik sorunlarını ağır biçimde gündeme taşıdı.

Bu saldırıların yanı sıra okullarda yaşanan şiddet olayların her geçen gün ülke gündeminde yeniden yer edinmesi eğitim ortamlarındaki güvenlik önlemlerinin yeterliliğine ilişkin soruları beraberinde getirdi.

MESEM'DE 37 ÖĞRENCİ HAYATINI KAYBETTİ

Çocukların karşı karşıya kaldığı tehlikeler yalnızca okul sıralarında ve dijital dünyada yaşanmıyor. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında eğitim gören öğrencilerin işyerlerinde geçirdiği kazalar da çocuk güvenliği tartışmasının önemli başlıklarından biri.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in TBMM'ye verdiği yazılı yanıta göre 2025 ve 2026 yıllarında MESEM kapsamında kayıtlı öğrenciler toplam 9 bin 950 iş kazası geçirdi. Bu kazaların 37'si öğrencilerin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre ise 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde çalışırken en az 95 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu çocukların 28'inin 15 yaşından küçük olduğu belirtildi.

Çocukların eğitim alması gereken yaşlarda işyerlerinde çalışmak zorunda kalması, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve çocuk emeği tartışmaları, çocukların korunmasına ilişkin politikaların kapsamını yeniden gündeme taşıyor.

BİNLERCE ÇOCUK SUÇ MAĞDURU

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen çocuk sayısı 267 bin 794 oldu. Bu çocukların 224 bin 579'u suç mağduru olarak kayıtlara geçti. Suç mağduru çocukların yüzde 10,3'ünün cinsel suçlar nedeniyle güvenlik birimlerine geldiği veya getirildiği açıklandı.

Çocukların istismar ve şiddetten korunması tartışılırken ortaya çıkan bu veriler, çocuk güvenliğinin yalnızca internet kullanımına ilişkin tedbirlerle ele alınamayacağını gösteriyor.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER SÜRÜYOR

Çocukların karşı karşıya olduğu bir diğer sorun ise çocuk yaşta evlilikler. TÜİK'in 2025 verilerine göre 16-17 yaş grubundaki kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı yüzde 1,5 olarak kaydedildi.

TÜİK'in açıkladığı rakamlar yalnızca resmi nikahla gerçekleştirilen evlilikleri kapsıyor. Resmi kayıtlara geçmeyen, yalnızca dini törenle gerçekleştirilen birliktelikler ve kayıt dışı evlilikler bu istatistiklerde yer almıyor.

Çocuk yaşta evlilikler eğitim hakkı, sağlık, ekonomik bağımsızlık ve çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimi açısından önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

OKULDA BİR ÖĞÜN YEMEK BİLE GÜNDEMDE

Çocukların beslenme ve yoksulluk sorunu da tartışmanın önemli başlıklarından biri. Okulda yeterli beslenemeyen, evinde de düzenli öğüne ulaşmakta güçlük çeken çocuklar için ücretsiz okul yemeği uygulaması uzun süredir gündemde.

TBMM'ye 10 Eylül 2026'da sunulan, okullarda bütün öğrencilere her gün en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesini öngören kanun teklifi ise hala komisyonda bekliyor.

ÇOCUKLARI KORUMAK YALNIZCA YASAKLA MÜMKÜN MÜ?

Yeni evli çiftin öldüğü peribacalarında mağara otel ve denetim tartışması
Yeni evli çiftin öldüğü peribacalarında mağara otel ve denetim tartışması
İçeriği Görüntüle

Çocukların sosyal medyada karşılaşabileceği istismar, siber zorbalık ve zararlı içeriklere karşı önlem alınması önem taşıyor. Ancak çocukların güvenliği okullarda şiddetin önlenmesini, istismarla mücadeleyi, çocuk yaşta evliliklerin engellenmesini, yeterli beslenmeyi ve eğitim hakkının güvence altına alınmasını da gerektiriyor.

Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamaya yönelik düzenlemeler hayata geçirilirken gerçek hayatta karşılaştıkları sorunların da aynı kararlılıkla ele alınması gerekiyor. Çocukları internetten uzaklaştırmak kadar onları okulda, evde ve sokakta korumak da devletin sorumluluğunda.