Emeklilik, yıllarca süren çalışma hayatının ardından daha rahat bir yaşam sürme beklentisi taşıyor. Ancak artan yaşam maliyetleri, birçok emekli için bu beklentiyi geçim mücadelesine dönüştürüyor. Ay başında alınan maaşın kira, gıda, elektrik, su ve sağlık giderlerine dağıtılmasıyla bütçe daralırken, sosyal ve kültürel yaşam harcamaları da çoğu zaman geri plana itiliyor.

Sakarya’da emekli temsilcilerinin açıklamaları ve güncel ekonomik veriler, geçim sıkıntısının yalnızca maaş miktarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Özellikle kış ayları yaklaşırken ısınma giderleri, kira ödemeleri ve mutfak masrafları emeklilerin gündeminde öne çıkıyor.

SAKARYA’DA EMEKLİLERDEN 40 BİN TL TALEBİ

Tüm Emekliler Derneği Sakarya Şube Başkanı Mustafa Yılmaz, emekli maaşlarının en az 40 bin TL olması gerektiğini savunuyor. Yılmaz, maaş artışlarının tek başına yeterli olmayacağını, enflasyonun düşmemesi durumunda emeklilerin alım gücünü korumakta zorlanacağını belirtiyor.

DİSK Emekli-Sen Sakarya Şube Başkanı Mehmet Çetin de yalnızca en düşük emekli aylığına yönelik bir düzenlemenin yeterli olmayacağı görüşünde. Çetin, bütün emeklilerin maaşlarında iyileştirme yapılması gerektiğini vurgulayarak yaklaşan kışın kira ve doğal gaz giderleri nedeniyle daha da zor geçebileceğine dikkat çekiyor.

Her iki temsilcinin değerlendirmeleri, emeklilerin temel beklentisinin yalnızca maaş artışı değil, zorunlu harcamaları karşılayabilecekleri ve hayatlarını sürdürebilecekleri bir gelir düzeyi olduğunu ortaya koyuyor.

RAKAMLAR GEÇİM YÜKÜNÜ ORTAYA KOYUYOR

TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı, 37 bin 801 TL’ye yükseldi. Gıda harcamalarının yanı sıra kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve diğer temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 TL olarak hesaplandı.

Bu rakamlar emekli maaşıyla doğrudan karşılaştırılırken önemli bir ayrıntı bulunuyor: Açlık ve yoksulluk sınırları, dört kişilik bir hanenin ihtiyaçları esas alınarak hesaplanıyor; tek başına yaşayan bir emeklinin kişisel giderlerini birebir göstermiyor. Bununla birlikte veriler, hane bütçelerinde temel ihtiyaçların ne büyüklükte bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor.

TÜRK-İŞ, aynı araştırmada bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetini de 48 bin 885 TL olarak açıkladı.

30 BİN 150 EMEKLİ ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR

Sakarya’da emeklilik sonrasında çalışmayı sürdürenlerin sayısı da dikkat çekiyor. Sakarya Yenihaber’in SGK verilerine dayandırdığı 23 Eylül 2026 tarihli haberine göre, kentte sosyal güvenlik destek primine tabi çalışan emekli sayısı Haziran 2026 itibarıyla 30 bin 150’ye ulaştı.

Bu veri, Sakarya’da önemli sayıda emeklinin emeklilik döneminde de çalışma hayatıyla bağını sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak tek başına bu rakam, söz konusu kişilerin tamamının ekonomik zorunluluk nedeniyle çalıştığını kanıtlamıyor.

EMEKLİLERİN BÜTÇESİNDE İLK VAZGEÇİLEN SOSYAL YAŞAM

Geçim sıkıntısı yalnızca market alışverişinde veya fatura ödemelerinde hissedilmiyor. Gelirin temel ihtiyaçlara ayrılması, emeklilerin arkadaşlarıyla vakit geçirme, sosyal etkinliklere katılma ve kişisel ihtiyaçlarını karşılama imkânlarını da daraltabiliyor.

Sakarya’da emekliler adına yapılan açıklamalarda kira, gıda, sağlık ve eğitim giderlerinin yanı sıra insanca yaşam koşullarına da dikkat çekiliyor. Tüm Emekliler Sendikası Sakarya Şube Başkanı İlker Yıldız, eylül ayında yaptığı açıklamada emeklilerin ekonomik koşullarının ağırlaştığını ve geçinebilecekleri bir ücret istediklerini dile getirmişti.

GÖZLER OCAK AYINDAKİ MAAŞ ARTIŞINDA

Emeklilerin gündeminde şimdi ocak ayında yapılacak maaş artışı bulunuyor. Ancak emeklilerin alacağı artış oranı kadar, fiyatların seyri ve maaşların satın alma gücünü ne ölçüde koruyacağı da önem taşıyor.

Sakarya’da simit zammı valilik tarafından reddedildi
Sakarya’da simit zammı valilik tarafından reddedildi
İçeriği Görüntüle

Sakarya’daki emekli temsilcileri, tüm emeklileri kapsayan iyileştirmelerin yapılmasını ve gelirlerin hayat pahalılığı karşısında korunmasını istiyor.

Yıllarca çalışarak emekliliğe hak kazanan vatandaşların beklentisi ise temel ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli hesap yapmak zorunda kalmadıkları, sağlık hizmetlerine erişebildikleri ve sosyal yaşamdan kopmadıkları bir hayat sürdürebilmek.