Karasu’da meydana gelen olayda, birkaç yıl önce başka bir şehirden ilçeye taşınan ailenin evinde yaşanan dehşet, annenin dikkati sayesinde gün yüzüne çıktı. Geçtiğimiz Şubat ayında durumdan şüphelenen annenin şikayeti üzerine güvenlik güçleri harekete geçti.
Yapılan adli tıp incelemelerinde, şu an 7 yaşında olan küçük çocuğun, 4 yaşından 7 yaşına kadar 35 yaşındaki öz babası C.B. tarafından sistematik olarak istismara maruz kaldığı raporla belgelendi.
TELEFONDAN NELER ÇIKTI...
Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, şüpheli C.B.’nin cep telefonunu incelemeye aldı. Yapılan dijital incelemelerde, sanığın telefonunda başka çocuklara ait yasa dışı müstehcen görüntülerin de bulunduğu tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından C.B., şubat ayında çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE HESAP VERECEK
Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Sanık C.B. hakkında "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "yasa dışı görüntü bulundurma" suçlarından dava açıldı.
Tutuklu baba C.B., önümüzdeki günlerde Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkarak işlediği suçlardan hesap verecek.
HENDEK'TE ÇALKALANMIŞTI
Sakarya’da yürütülen bir soruşturma kapsamında, dijital cihazlarında ilişkisi bulunan Z.K.’nin 9 yaşındaki çocuğuna ait görüntüler dahil çocuk istismarı içerikleri tespit edilen Kızılay eski Hendek Şube Başkanı R.Y. ile Z.K. gözaltına alındı.
"Çocukların cinsel istismarı" ile "müstehcen içerik bulundurma ve paylaşma" suçlamalarıyla adliyeye sevk edilen her iki şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
AKYAZI AYAKLANDI...
Karasu ve Hendek'teki olayların yankıları sürerken, Sakarya’nın Akyazı ilçesinden gelen bir diğer benzer haber şehirde infial yarattı. Akyazı'da yaşayan C.T. isimli şahsın, 13 ve 16 yaşlarındaki iki öz kızını istismar ettiği gerekçesiyle tutuklandığı öğrenildi.
Kentte peş peşe ortaya çıkan bu iki skandal, çocukların korunmasına yönelik denetimlerin artırılması ve yargı süreçlerinin en ağır şekilde işletilmesi yönündeki toplumsal hassasiyeti ve tepkileri yeniden zirveye taşıdı.




