-ÖZEL HABER-

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) çağrılarına ve tıp odalarının yıllardır süren uyarılarına rağmen, Türkiye'nin hala bağımsız ve çağdaş standartlarda bir "Ruh Sağlığı Yasası" bulunmuyor. Peki, bu yasanın eksikliği hayatımızda neleri değiştiriyor ve neden acilen çıkarılması gerekiyor?

BÜYÜK KOPUKLUK

Gelişmiş pek çok ülkenin aksine Türkiye'de ruh sağlığı hizmetlerini standartlara bağlayan özel bir yasa yok. Bu eksiklik, kriz anında müdahale edecek profesyoneller (psikiyatrist, klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı, psikiyatri hemşiresi) arasında yasal olarak tanımlanmış, koordineli bir multidisipliner çalışma sisteminin kurulamamasına yol açıyor.

Hizmet sunumunda standardizasyon sağlanamadığı için, krizdeki bir gence okuldaki PDR servisinden, KYK yurdundaki danışmanlığa veya devlet hastanesindeki polikliniğe kadar uzanan zincirde büyük kopukluklar yaşanıyor.

HAK TEMELLİ MÜDAHALE GÜVENCESİ

Serdivan’da kısa film yarışması başladı
Serdivan’da kısa film yarışması başladı
İçeriği Görüntüle

Mevcut yasal boşluk, ruhsal kriz yaşayan hastaların temel insan haklarının korunmasında da zafiyetler yaratıyor. Özellikle krizin en üst noktaya çıktığı durumlarda "istemsiz yatış" (kişinin kendi rızası dışında, hayati tehlike nedeniyle tedavi altına alınması) veya "tedavi reddi" gibi son derece hassas konular, net bir yasal çerçeveye oturtulamıyor.

Ruh Sağlığı Yasası, kriz anlarında hastanın haklarını ve bedensel bütünlüğünü güvence altına alan yasal bir kalkan işlevi taşıyor.

SORUMLULUK TEK BİR BAKANLIKTA OLMAMALI

Mevcut sistemde intiharı önleme ve ruh sağlığını koruma görevi fiilen sadece Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğunda. Oysa araştırmalar intiharların yoksulluk, barınma, işsizlik ve eğitim sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kanıtlıyor.

Kapsamlı bir yasanın çıkarılması Milli Eğitim Bakanlığı (okullar), Gençlik ve Spor Bakanlığı (yurtlar), Aile ve Sosyal Hizmetler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının senkronize hareket edeceği bağlayıcı ve bütçelendirilmiş bir "Ulusal İntiharı Önleme Eylem Planı"nın zorunlu hale gelmesini sağlayacak.

ÖZEL YASA VE 3 HANELİ ACİL KRİZ HATTI

Türkiye Psikiyatri Derneği başta olmak üzere meslek örgütleri, çağdaş bir Ruh Sağlığı Yasası'nın geciktirilmeden Meclis'ten geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yasayla birlikte genel acil hatlardan (112) ayrılarak sadece intihar krizlerine odaklanan, yargılayıcı olmayan, 7 gün 24 saat ulaşılabilecek üç haneli özel bir Ulusal Kriz Hattı'nın (ABD'deki 988 gibi) kurulması hayati bir adım olarak öne çıkıyor.

Gençleri yaşatmak, risk altındaki grupları (atanmayan öğretmenler, asistan hekimler, barınma sorunu yaşayan öğrenciler, siber zorbalık mağdurları) korumak ve toplumun ruhsal dayanıklılığını artırmak için yasal altyapının kurulması artık bir tercih değil, ertelenemez bir halk sağlığı zorunluluğu.