Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), son 36 saatte etkili olan kuvvetli yağışların ardından Sapanca Gölü'nün su seviyesinin 29,89 metreden 30,23 metreye yükseldiğini açıkladı.
Kurumun verilerine göre göle 17 milyon metreküp su eklendi. Açıklamada bu miktarın, 1 milyon 133 bin kişinin bir aylık içme suyu ihtiyacına karşılık geldiği belirtildi.
KURUMANIN ASIL FAİLİ
Ancak gölün dolmasını bereket olarak sunmak, arka plandaki ekolojik yıkımı gizliyor. Sapanca Gölü'nün son yıllarda korkutucu seviyelerde çekilmesinin ardındaki temel neden yağış eksikliğinden ziyade, göl havzasını kuşatan insan faktörü.
Dere yataklarının imara açılması, suyun doğal akış yönlerini kesen devasa inşaat projeleri, kaçak tesisler ve ormanlık alanların yerini alan betonarme yapılar, gölün kendini yenileme kapasitesini doğrudan felç ediyor.
BETONLAŞMA SUYU TÜKETİYOR
Göl etrafındaki yoğun yapılaşma, yağmur sularının toprağa sızarak yeraltı sularını beslemesini engelliyor ve yüzey akışını bozuyor. Üstelik bölgedeki tesisleşme ve artan nüfus yoğunluğu, gölden çekilen su miktarını her geçen gün katlıyor.
Yağan yağmur zaten gölün doğal döngüsü gereği havzayı doldurması gereken bir unsurken, insan eliyle yaratılan beton bariyerler bu doğal döngüyü bozarak gölü adeta can çekişir hale getiriyor.
KALICI ÇÖZÜM İMARI DURDURMAK
Şehrin su ihtiyacının yağmur dualarına veya dönemsel sağanaklara emanet edilemeyecek kadar kritik olduğunu belirten çevre savunucuları, Sapanca Gölü'nü kurtarmanın tek yolunun havza etrafındaki yapılaşma rantına son vermek olduğunu vurguluyor.
Doğal su kaynaklarının ticari alanlara ve lüks konut projelerine feda edildiği bir senaryoda, yağan hiçbir yağmur Sapanca Gölü'nün geleceğini kurtarmaya yetmeyecek.




