Son günlerde büyük bir 'sağlık seferberliği' içindeyiz. Gündemde yeni tütün düzenlemeleri var. Açık alanlar daraltılacak, bina girişlerine 10 metrelik kırmızı çizgiler koyulacak hatta belirli bir tarihten sonra doğanlara ömür boyu sigara satışı yasaklanacak.
Sigara dumanı görüldüğü anda titizlikle sahaya iniliyor. Cezalar güncelleniyor. Tüm bu adımlar kamuoyuna tek bir cümleyle açıklanıyor: 'Toplum sağlığını ve gelecek nesillerimizi korumak.'
Elbette temiz hava solumak hak. Elbette sigara dumanı zararlı. Ancak sormadan edemiyorum. Mesele gerçekten halk sağlığı ise içinse, her gün tabağımıza koyduğumuz gıdalara neden aynı hassasiyet gösterilmiyor? Açık havada aldığımız nefesi dahi ölçen irade neden üç öğün tabaklarımıza konan gıdalar hakkında bu kadar 'denetleyici' olamıyor.
Kağıt üzerindeki kurallara bakıldığında gıda güvenliği konusunda da elimizde kanunlar var. Türkiye 2010 yılında 5996 sayılı Gıda Kanunu’nu çıkardı, 'çiftlikten sofraya güvenli gıda' sözü verdi ve yurttaşın şikayetlerini iletebilmesi için ALO 174 Gıda Hattı’nı kurdu. Ancak çarşıya, pazara, markete çıktığımızda karşılaştığımız tablo hiç de kağıttaki gibi durmuyor.
Bugün Türkiye’de tütünle mücadele adı altında yürütülen politikanın dili ile gıda güvenliğindeki vurdumduymazlık arasında devasa bir samimiyet uçurumu duruyor.
Bir yanda kafenin bahçesinde, açık havada yaktığı tütünün dumanı yüzünden 'kamu sağlığını tehdit eden insan' muamelesi gören yurttaş diğer yandaysa market rafından aldığı peynirin içinde ne olduğunu, çocuğuna içirdiği sütte hangi katkı maddesinin bulunduğunu, pazardaki domateste kaç kat pestisit kalıntısı kaldığını bilmeyen aynı çaresiz insan.
İşte asıl çelişki tam da burada başlıyor: Sigara içmek bireysel bir tercihtir ancak yemek yemek hayati bir zorunluluktur.
Sağlık bir bütündür. Solunan hava 'sigara dumanından' korunmaya çalışılıyorsa tabaktaki yemekler de denetlenmelidir. Mutfağa giren gıdanın güvenli olup olmadığını denetlemek devletin bir görevidir.
Aksi takdirde sigaraya getirilen bu yasakların tek amacının insan sağlığı olduğuna halkı inandırmak kolay olmayacaktır.